Zorunlu Açıklama

Rusya Federasyonunda Bölgesel Diller Yasa Değişikliği Hakkında Zorunlu Açıklama

Çerkes Dili ve Edebiyatı Derneği(ÇDED) olarak Çerkesçe anadil ve ikinci dil konuşucularıyla birlikte, Çerkesçe’nin anavatanı olan Kafkasya’nın Rusya Federasyonuna bağlı Adigey Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti ve Kabardey Balkar Cumhuriyetlerinde anadil statüsünde olan ve özerk cumhuriyetlerin eğitim müfredatlarında “resmen” bulunan Çerkesçe’nin, statüsünün düşürülmesi ve eğitimde “seçmeli ders” olarak okutulmasını içeren yasa değişikliği sürecini kaygı ile takip ettik.

 

Dün yasanın Rusya Federasyonu başkanı Vladimir Putin tarafından imzalanması ile bu kaygı pekişmiştir. Bu değişiklik ile birlikte, dünyanın en eski dillerinden olan Çerkesçe, doğduğu ve büyüdüğü topraklarda bile anadil statüsünde olmayacak ve anadil konuşucusu üretemeyecek sonuçları doğuracak bir sürecin önü açılmış oldu.

 

Çerkesçe, Unesco tarafından tehlikedeki diller listesinde, “savunmasız” statüsünde yer almaktadır. Bu statü, bir dilin 9 statüsünden sondan üçüncü aşamasıdır. Yani, önleyici önlemler olmadığı koşullarda orta vadeli bir gelecekte kaybolacağı anlamına gelmektedir. Bu da, Çerkesçeyi yaşatmak için önleyici uygulamalar yapmak zorunluluğu anlamına gelir. Kaldı ki, Rusya Federasyonu yöneticileri tam tersi bir adım atıp Çerkesçe’nin yaşamasının en önemli dayanaklarından biri olan “anadil” derslerinin statüsünü düşürmüştür. Bir dili savunmasız kılan anadil konuşucusu üretememesidir, tersinden düşünülürse de bir dili yaşatacak olan tek şey anadil konuşucusudur. Yasa değişikliğinin olası sonuçlarından biri de anadil konuşucusunun sayısını düşürecek sonuçlar doğuracağıdır. Bir anadil konuşucusu, doğumundan yaklaşık 12 yaşına kadar olan kritik dönemde anadil edinimini sağlayarak oluşur. Anadil konuşucusu, çevresinde konuşulurken oluşur, çevresinde konuşurken de yeni anadil konuşucusu oluşmasını sağlar. Bu süreç, aile içi ve sosyal çevre gibi doğal yollarla büyüdüğü gibi, eğitim yoluyla da desteklenen bir ortamda kalıcılaşır. Rusya Federasyonu, ilgili yasa değişikliği ile anadil eğitimi kanalını zayıflatarak, Çerkesçe’nin aktarımı ve üretimine dolaylı olarak bir kısıt getirmiştir. Bu durum, neresinden bakılırsa yanlıştır.

 

Çerkesçe, Rusya Federasyonu’nun öncülü Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde(SSCB), anayasal ve politik bir destek görmüştür. Neredeyse tüm Çerkesçe konuşucusu SSCB yurttaşlarını Rusça ve Çerkesçe konuşucusu ikidilli yurttaşlar olmasını sağlayan dil politikaları ve uygulamalarıyla Çerkesçe ve Rusya coğrafyası dilleri için büyük imkanlar sunmuştur. Bu imkanlar, SSCB’nin yıkılmasına rağmen günümüze değin, çokdilli yurttaşlık temelinde dünyanın geri kalanına göre olumlu bir biçimde varolmuştur.

 

ÇDED olarak, üyelerimizin hepsi Türkiye’de Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü lisansı yapmış ve %90’ndan fazlasının anadili Çerkesçe olmayan bireyler olarak, Rusça ve Çerkesçe’yi aynı oranda kullanabilen ikidilli Rusya vatandaşı Çerkes hocalarımızdan Çerkesçe ve Rusça dersleri aldık. Tüm bilimsel bulgular, çokdilli bireylerin beyinlerinin daha kompleks ve daha gelişkin olduğunu gösterirken, biz, hocalarımızın hayranlık uyandıran dil becerilerinin kaynağı olan ve bugün değiştirilmek istenen ve yurttaşlarını Rusça konuşucusu tekdilli bireyler olarak yetiştirmek isteyen “anadil yasasının” amacını anlamakta zorlanıyoruz.

 

Ortalama her gün biri ölen ve dünya üzerinde yaşayan 7000’e yakın dilin sahibi bütün insanlıktır. İnsanlığın ortak mirası ve binlerce yıllık birikimlerinin sonucu olan dillerin geleceği günlük siyasetin ötesinde bir durumdur. Binlerce yıldır, Kafkasya’nın yerli dili olan Çerkesçe’nin geleceği ile ilgili telafisi olmayacak bir tarihsel yanlışın geri alınmasını talep ediyoruz. Başta Çerkesçe konuşucuları ve insanlığın ortak mirasının savunucularını bu yanlışa karşı tavır almaya çağırıyoruz.

ÇERKES DİLİ VE EDEBİYATI DERNEĞİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir